Friday, January 30, 2015

gocce

sono gocce di memoria
queste lacrime nuove
siamo anime in una storia incancellabile...

10


deco

 
 
 
 
 
 
 
 

Sunday, January 25, 2015

winterGarden

 
 
 
 
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 

Saturday, January 24, 2015

Monday, January 12, 2015

röportaj



Sokak Kitapları Yayınevi ile röportaj metni...


S.K. Yazmak sizin için ne ifade ediyor? Güçlü bir dürtü mü? Hayatınızın olmazsa olmazı mı? Ya da başka bir şey…

T.A. Yazmak tam anlamıyla ihtiyaç benim için. Cümle kurmak başka bir lezzet, onun da önünde kelime toplamak var bende. Kelimeleri sıralamak etrafını süslemek için çıkış noktası. Hem anı hatırlatır hem vaktim yoksa günü, hissi, yaşanmışı özetler. Yazı varsa çizim tamamdır. Bazı şeyler çizgi yanına kelime eklendiğinde daha anlamlı oluyor bende. Bir de tabi benden sonra beni anlatacak merak edene…

S.K. Yazarlığa heveslendiğiniz ilk anı ya da dönemi anımsıyor musunuz? Sizi böyle meşakkatli bir yolculuğa çıkartan etkenlerden bahseder misiniz?

T.A. İlkokulda küçük defterlere günlük yazmak tatilimin en önemli parçası olurdu. Ailece çıkılan uzun yolculuklarda arabanın arka koltuğunda etrafı seyrederken yazar, bazen de süslü olması için sayfalara çizimler de yapardım. Defterleri bitirdiğimde geziyi anlatan bir kitap olacağına inanırdım.

Aslında bu hala devam ediyor. Gittiğim her ülkeden, şehirden mutlaka yerel özellikler taşıyan defterler alırım. Kapağının içerisine aldığım tarihi ve şehri yazarım. Defterleri ne zaman ve ne için kullandığımdan bağımsız o tarihler benim nerede ne zaman bulunduğuma da şahitlik eder. Her seyahatimde yanıma bir önceki seyahatte aldığım defteri alırım. Gezi defteri günbegün çizimler, sokak isimleri, öğrenilen yeni kelimeler, mesela trende arkadaşlık yaptığım çocukların yaptıkları resimlerle dolmaya başlar. Biletler, kartvizitler, toplanmış çiçekler, sokaklarda yapılmış mimari eskizler ve en önemlisi toplanan yeni malzemelerle defter bittiğinde bir seyahat kitabı olur. Mesleki detayları ve seyahat notlarını zaman zaman geri dönüp inceler, faydalanırım. Bu kitapları paylaştığım insanlar da “gitmiş kadar olduk” derler…

S.K. Yazmaya ait ritüelleriniz nelerdir? Hangi durum ve koşullarda yazıyorsunuz? Bize biraz işin mutfak kısmını gösterebilir misiniz?

T.A. Kalem önemli! Her kalemle yazı yazılmaz, her resmin her boya ile boyanamayacağı gibi. Yazı yazarken harflerin akıp gitmesi için kalemin mürekkebi de tutma biçimi de önemli ki ruh kağıda akabilsin. Gerisi kağıda bakar. Mis gibi kokan kitapların çıktığı yer kalemdir.

S.K. Türk ve dünya edebiyatından kendinize örnek aldığınız yazarlar, şairler var mı? Onlardan ne şekilde etkilendiniz, ya da istifade ettiniz?
T.A. Joanne Kathleen Rowling tasarladığı fantastik dünya ile beni etkileyen sanatçılardan. Yazar demiyorum çünkü tasarımı o kadar detaylı ki eserinin etki alanı o denli geniş oldu. 

S.K. Edebiyatın diğer sanat dallarıyla olan ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir yazar olarak sinemayla, resimle, heykelle, müzikle nasıl bir yakınlığınız, bağınız var?
T.A. Endüstriyel Tasarım eğitimi aldım ve farklı disiplinlerden uluslararası tasarım ekipleri ile çalıştım. Markaların bünyesinde ya da danışman olarak proje ve sonuç odaklı işbirliği yapıyorum. Profesyonel iş hayatımın parçası olarak kendimi geliştirmek ve zenginleştirmek için Uluslararası festivallerde ve resim yarışmalarında danışmanlık görevi yapmaya devam ediyorum. Çocuklarla çalışmanın yaratıcılığımı beslediğine inanan bir eğitmenim. Her yıl dünya çapındaki spor, müzik, sanat organizasyonlarında gönüllülük esasına göre profesyonel ekiplerle çalışmaktayım. Noriyuki SAWA’dan aldığı drama ve kukla yapımı eğitimleri doğrultusunda ahşap kukla tezgahında çalışmaya devam ediyorum. 2007 Prag’da geri dönüşümlü malzemelerle oyuncak yapmaya başladım. Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Seyşeller’de çocuklarla atölye çalışmaları yaptım. Bu projemi Uzak Doğu’nun farklı ülkelerinde devam ettirmek üzere çalışmalar yapıyorum. Bu çalışmalarımın tamamı beni zenginleştiriyor ve ileriye taşıyor inancındayım. Elbette ki her biri ayrı ayrı hayat kalitemi doğrudan etkiliyor.

S.K. Hayatın içinden bir kesiti, bir gerçekliği, bir anıyı eserinize nasıl aktarırsınız? Hakikat ve hayalin sizin serüveninizdeki payları nelerdir?

T.A. Sözcüklerle resim yapmak çok zevkli, özellikle ana dilim Türkçe söz konusu olduğunda kelimeleri seçmek benim için çok önemli. Resmederken net cümleler kurmaya gerek yok, bazı noktalarda şifreli denebilecek cümle dizileri ortamı renklendirir. Bir de şifreler herkesle paylaşmak istemeyeceğim detayları bana okuduğumda anımsatır.  

S.K. Edebiyatın, hayatın her katmanındaki insan için gerekli olduğunu düşünüyor musunuz? Kitaba olan ilginin ülkemizde bu kadar düşük olması bir yazar olarak size ne düşündürüyor?

T.A. Edebiyat elbette ki her katmandaki insan için gereklidir. Tıpkı modern resim gibi, her eser okuyucusuna/ izleyicisine göre anlam kazanır yeniden. Üstelik bakış açısına değer katar, hem de farkında olmadan. Bir film izlemiştim, okuma yazma bilmeyen bir kız üvey babasının yardımı ile öğrendiği kelimeleri duvara yazıyor. Yıl 1944 savaş yıllarında Almanya, evin taş duvarlarında bodrum kata üvey baba bir sözlük hazırlıyor, kız da her yeni kelimeyi kendi el yazısı ile beyaz tebeşirle duvarlara nakışlıyor. Muhteşemdi o his, o süreci izlemek…

Sanat ve spora ilgi zamanımızı nasıl değerlendirdiğimiz ve etrafımızdaki uyaranlar ile ilgili. En son İtalya seyahatimde Bolonya Kütüphanesi’ni keşfettim. Oldukça ilginç bir deneyimdi. İş için yaklaşık 10 yıldır fuara gidiyorum o şehre. Mimari fotoğraflar çekmek, fuar saatleri dışında kültürü, tarihi mekanları, insanları izlemek için elimde fotoğraf makinesi geziyorum gecenin geç saatlerine kadar. Bunca yıldır tam da şehir meydanında bulunan o görkemli binanın kütüphane olduğunu bilmiyordum, fark etmemişim. İtalyanca bilmeme rağmen kapıdaki tabelayı okumamışım demek ki. Oysa detayları yakalamakla övünürüm. Anladım ki heykellerin detaylarında kaybolurken, bağıra çağıra konuşan iyi giyimli İtalyanları seyrederken bu detayı atlamışım. Merak ve biraz da çekinerek binaya girince mimarisine hayran kalmakla kitapların dizilimiyle, duvarların üzerindeki grafik çalışmalarla çocuk kitaplarının bulunduğu bölüme dalıp gittim. Tam üç saat gelip giden çocukları izledim, kitapları karıştırdım, okudum, amfi gibi tasarlanmış tahta merdivenlerde oturup sesli kitap okuyan çocuğu izledim. Yeğenlerimi o merdivenlerde hayal ettim, bizim sokakta böyle bir kütüphane olsa mahallenin çocuklarının ne kadar şanslı olacağını hayale ettim. Bu yaşımda bende bu kadar güzel grafik ve renk içeren kitabı bir arada bu sunum şekli ile görmemiştim. Şanslıydım, peki ya benim ülkemin çocukları?

S.K. Kütüphanenizi oluştururken nelere dikkat edersiniz? Yeni bir kitap seçerken ölçüleriniz nelerdir? Yoksa kitaptan çok, belli yazarları belirleyerek, onların eserlerini seri olarak takip etmeyi mi tercih edersiniz?

T.A. Farklı dillerde yayınlanmış çizgi romanlara ve çocuk kitaplarına yatırım yapıyorum son yıllarda. Hem çizgi değeri hem de hikaye içeriğine göre satın alıyorum. Ayrıca çocukluğumdan kalan kitaplar da hala kütüphanemin bir parçası. İtalyanca, İngilizce, Çince ve İspanyolca kitaplarım var. Kitaplar yanında süreli yayınlara dair de ciddi bir arşivim var. Seyahatlerimde yerel dergi ve gazetelerden ediniyorum mutlaka, moda dergileri de biriktikçe ayrı bir anlam kazanıyor. Dönüp ilk aldığım sayılara baktığımda modanın, yaşama dair detayların nasıl değiştiğini izleyebiliyorum. Bazı yazarlarının kitaplarını heyecanla alsam da sayfalarında ilerlemek o kadar da kolay olmuyor. Zaman zaman kitaba ara verip doğru zamana saklıyorum…

S.K. En son okuduğunuz kitap ya da kitaplardan bahseder misiniz?

T.A. Dan Brown, Cehennem; Çokça Floransa, biraz İstanbul
Infinity; Dünya dışı varlıkların varlık mücadelesini anlatan bir çizgi roman

Tuesday, December 30, 2014

ANGELI

 
 
 
 
 
 
 
 
TODAY'Sinspiration Due Angeli :) a Istanbul!!!